Friday, November 21, 2008

Siirt Atatürk Anadolu Lisesi

Siirt Atatürk Anadolu Lisesi Okul Platformu

Türk Edebiyatı Dönemleri

Posted by Vedat Aydın Uğur On Kasım - 5 - 2008

GEÇİŞ DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI

Türkler onuncu yüzyıldan itibaren kitleler halinde İslamiyet’i kabul etmeye başlamışlardır. İslam kültürünün etkisiyle yavaşa yavaş yeni bir edebiyat ortaya çıkmıştır. Kendine özgü nitelikleri ve kurallarıyla �Divan ı� adını verdiğimiz dönemin oluşumu 13.. yüzyıla kadar gelir. Daha sonra bu edebiyat anlayışı 19.yüzyıla kadar etkin bir şekilde varlığını sürdürür.

Diğer yandan, İslamiyet’ten önceki �Sözlü Dönemi�, İslam kültürünün etkisiyle içeriğinde küçük değişimlere uğrayarak �Halk ı� adıyla gelişimini sürdürür. Yani, bir anlamda �Halk ı� dediğimiz edebiyat, İslamiyet’ten önceki edebiyatımızın İslam uygarlığı altındaki yeni biçimlenişidir. Oysa �Divan ı� tamamen dinin etkisiyle şekillenmiş bir edebiyattır.

Türklerin Müslüman olduğunu kabul ettiğimiz 10.yüzyılla, Divan edebiyatının başlangıcı olarak kabul edilen 13. yüzyıl arasında İslamiyet’in etkisi altında verilmiş olan, bir anlamda geçiş dönemi ürünlerimiz sayılan eserler yer almaktadır.

İLK İSLAMİ ÜRÜNLER

KUTADGU BİLİG:

Kutadgu Bilig, Türk dilinin en temel eserlerinden ve Türk dili araştırmalarının en mühim kaynaklarındandır. İslâmî Türk edebiyatının adı bilinen ilk şair ve düşünürü Balasagun�lu Yusuf Has Hacib tarafından kaleme alınmıştır.

Eserini Balasagun�da yazmaya başlayan Yusuf, 1068 yılında memleketinden ayrılarak Doğu Karahanlı Devleti�nin merkezi olan Kaşgar�a gitmiş ve eserini 18 ay sonra, 1069 (Hicrî 462) yılında burada tamamlamıştır. Kitabını bitirince bunu, Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han�a sunmuş, Han da eseri çok beğendiği için Yusuf�u, takdiren �Hâs Hâcib (Ulug Hâcib)� tayin etmiştir.

Read the rest of this entry »

Televizyonu Kontrol Altına Almanın Yolları

Posted by Vedat Aydın Uğur On Mayıs - 11 - 2008

tv kontrol

Araştırmalara göre, sekiz yaşın altındaki çocuklar televizyonun etkisi nedeniyle gerçek ile kurguyu birbirinden ayıramıyorlar. Ve her gün televizyon karşısında kendilerince “gerçek şiddet”i, “gerçek cinselliği” seyredip öğreniyorlar. Kuşkusuz, bu etkiler televizyonun tamamen kötü olduğu, kökünün kazınması gerektiği anlamına gelmiyor. Buradaki sorun, televizyonun ölçüsüz izlenmesidir. Çözüm de doğru bir ölçü belirleyip hayata geçirebilmektir. Ölçüsüzce tükettiğimiz ve acımasızca tükendiğimiz televizyon karşısında, hiç olmazsa çocuklarımız adına, neler yapabiliriz?

1. Öncelikle televizyon konusunda çocuğu doğrudan karşınıza almayın. Televizyonun çocuğun dünyasında çok cezbedici bir eğlence olduğu gerçeğini görün ve kabul edin. Özellikle yasaklamanız bu cazibeyi daha da arttıracaktır, unutmayın.

2. Kendinize bir bakın. sizin dünyanızda nerede? Read the rest of this entry »

Eğitime Farklı Bir Bakış

Posted by Vedat Aydın Uğur On Mayıs - 11 - 2008

eğitime farklı bir bakış

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki günümüzde okuma ve anlama kabiliyetini en iyi geliştiren Yeni Zelandalılar; matematiği en iyi öğretip kullandırmasını bilen ve yabancı dil öğretmede ve öğrenmede en başarılı Hollandalılar; fen bilimlerini teknolojiye en iyi aktarıp uygulayan ve bunu en iyi öğreten Japonlar; lise seviyesinde en başarılı ve kaliteli eğitim veren aynı zamanda en kaliteli öğretmen yetiştirmede dünyada tek millet Almanlar; üniversite seviyesinde özellikle lisansüstü eğitimde ve sanat dalında en iyi öğretimi veren Amerikalılar.

Selami Aydın – Eğitime Farklı Bir Bakış